Seo

Görmezden Gelinen 3 Teknik SEO Hatası

Ferrariniz var ama motoru yok. Bu benzetmeyi genelde futbol yorumcuları kullansa da  yazımızın ana konusunu özetlemektedir. Şöyle ki, site içeriğine (tema, yazı, kampanya, video vb.) çok önem verildiği halde teknik SEO konusunda başarısız olursak sitemizden maksimum faydayı sağlayamayız. Bunun sonuçları: yeterli trafiği alamamak, karlılığı optimum seviyeye çekememek ve sıralamada istenilen pozisyona ulaşamamak olabilir.

Şimdi, şirketlerin genelde görmezden geldiği ya da fark edemediği 3 tane teknik SEO meselesinden bahsedeceğiz.

1. Yönlendirme Zinciri

Yönlendirmeler sitenin evrimleşmesinde rol oynar. Site sahipleri, arama motorlarının ve kullanıcıların kötü tecrübe yaşamamalarından emin olmak ister ve bu yüzden ilgili sayfaya yönlendirmeler eklerler. Fakat bu durum birkaç kullanıcıdan fazlasının fark edebileceği kadar olursa yani yönlendirilen sayfa başka bir sayfaya yeniden yönlendirilirse, yönlendirme zincirine neden olur. Bu durum genelde e-ticaret sitelerinde ve editoryal içerik (gazete ve dergi siteleri gibi) barındıran sitelerde yaygın olarak görülür.

Yönlendirme zincirinde ortaya çıkan problem, birbirini tekrar eden 2 ya da 3 yönlendirme nedeniyle asıl sayfada olan link otoritesinin etkisinin azalmasıyla ortaya çıkar. Her ne kadar Matt Cutts, “link değeri yönlendirmelerle diğer sayfalara ulaşır” dese de biz bu değerin yönlendirmenin tekrar edilmesiyle yavaşça düştüğüne inanmaktayız.

Sitenizde yönlendirme zincirinin olup olmadığını kontrol etmek için Screaming Frog programını ya da Redirect Checker kullanabilirsiniz. Bu program sayesinde sitede bulunan yönlendirmeleri veya yönlendirme zincirini tespit edip temizleyebilirsiniz

2. Katmanlı Navigasyon (Layered Navigation)

Bu sorunla sürekli karşılaşabilirsiniz. Katmanlı Navigasyon planlaması e-ticaret sitesi kurulumunda ya da kurulmuş sitenin değişiminde çok da zor bir mesele değildir. Fakat insanlar, Katmanlı Navigasyon ile yeteri kadar ilgilenmiyorlar.

Bizim kast ettiğimiz Katmanlı Navigasyon, filtreleme sistemi ile alakalıdır. Hepimiz e-ticaret sitelerinde sol veya sağ sidebarda filtreleme imkanlarını görürüz (renk – boyut – marka vb.).

Ürün sayfaları arasında en çok karşılaştığımız problem, Katmanlı Navigasyon kullanımında ortaya çıkan kopya içeriktir.

Aşağıda Katmanlı Navigasyon ile oluşan 2 sorunu anlatacağız.

i. Ürün Listeleme Sayfası

Fonksiyonel olması amacı ile kullanıcılara ürün listemele sayfasında, ürün sayısını seçme imkanı verdiğimizde sadece bir URL’nin indexlendiğinden emin olmak zorundayız. Mesela, listede 12 ürün göründüğünde farklı bir URL, 24 ürün göründüğünde de farklı bir URL varsa kopya içeriğe sebep olur. Bu sorunu gidermenin en yaygın yolu rel=canonical tag’i eklemektir.

Buradaki tek soru, hangi sayfanın indexlenmesi gerektiğidir. Genelde 12 ürün seçeneğinin bulunduğu ürün listeleme sayfası indexlenir. Eğer canonical tag uygulamazsak, her ürün listesi sayfası indexlenecek ve beklenenden daha fazla sayfanın indexlendiğini ve sitede kopya içerik oranının çok yüksek olduğunu göreceksiniz.

Sayfa hızı açısında 12’li (en az listemele) sayfanın indexlenmesi önerilir.

ii. Filtreler

Hiç kimse sitede bulunan filtre seçeneklerinin dinamik olmasını istemez veya olmasına ihtiyaç duymaz. Genellikle marka isimlerinin statik URL’de olması beklenir. Mesela markanın üstüne renk, boyut ve fiyat seçeneği eklendiğinde ayrı ayrı URL’nin olması gene kopya içerik açısından doğru değildir. Bu yüzden diğer seçenekler (renk, boyut) filtreden seçildiğinde o URL’lere de canonical tag eklenmesi gerekmektedir.

Tabii ki biz bu başlıkta marka örneği üzerinden gittik. Sitenizdeki anahtar kelime stratejisi renk üzerine kurulu ise asıl URL’yi renk seçeneği üzerinden belirleyebilirsiniz.

3. Robots.txt

Size bir soru soracağız ve dürüst olmanızı istiyoruz. En son ne zaman robots.txt dosyasını kontrol ettiniz? Veya hiç baktınız mı?

Cevabınız olumsuz ise canınız sıkılmasın, çoğu insan gibi siz de bakmamışsınız =). Robots.txt dosyası size, arama motorunun hangi içeriğe, hangi sayfaya girip ve girmemesi gerektiğini söylemenize imkan verir.

Robots.txt dosyasından olabildiğince faydalanmanız çok önemlidir. Eğer gereksiz veya zarar verici dosyaları sitenize eklemek zorundaysanız ve Google robotları bunları tarıyorsa siteye sıralama açısından zarar verebilir.

Robots.txt dosyasını nasıl kullanıldığı hakkında bilgi arıyorsanız Google’ın bu konu ile alakalı şu yazısını okuyabilirsiniz, https://support.google.com/webmasters/answer/6062596?hl=tr

Standart
Seo

SEO Evrimi ve Kullanıcı Deneyimi

Kullanıcı deneyimi (UX) son zamanlarda online marketing alanında çok fazla konuşulmaya başlandı. Maalesef Google’ın güncellemeleri sebebi ile daha çok konuşuldu. Gönül isterdi ki kullanıcı deneyimine Google talepleri olmadan da internet ortamında değer verilseydi.

Kullanıcı deneyimini açmak gerekirse çok yeni bir kavram olmadığını söyleyebiliriz. Zaten üretici firmalar müşterilerin beklentilerini karşılayabilmek adına ürünlerin tasarımlarını, fonksiyonlarını ve dizaynlarını yaptıkları araştırmalar sonucunda kullanıcının beklentisine göre şekillendirirler. Örnekse, akıllı telefon aldığınızda kutunun tasarımı, müşterinin ilk beklentisi değildir. Fakat beklentinin de ötesinde müşteriyi kazanmak adına kullanıcı deneyimini optimum seviyeye çekmek kutu tasarımının asıl amacıdır. Aynı örnekten devam edelim, akıllı telefonun yanında kulaklı verilmesi de bir bakıma telefonun en önemli fonksiyonuna hizmet etmez. Buna augmented ürünler* denir ve kullanıcı deneyimini gene aynı şekilde optimum seviyeye taşımak amaçlanır.

İnternette arama yapanların da kullanıcı olduğunu bildiğimize göre, kullanıcı deneyimi kavramını bu alanda da görmemiz şaşırtıcı olmadı. Dünyada internet kullanan herkesi Google’ın potansiyel müşterileri olduğunu kabul edersek, Google’ın bu kullanıcıların beklentilerini ve fazlasını karşılamayı amaç edinmesi olağandır.

Bu makalemizde geleneksel SEO anlayışının neden evrilmesi ve kullanıcı deneyiminin SEO konseptine dahil edilmesi gerektiğini anlatmaya çalışacağız.

2015 yılında SEO hakkında önerilen birkaç tane direktif vardır. “Muhteşem içerik üret“, “İçerik kraldır“, “Kaliteli site kur” vb. Bizim sormamız gereken “Muhteşem içerik” ile ne kast ediliyor, “Kaliteli site” yi nasıl ölçüyoruz. Kullanıcıların beklentilerini göz ardı ettiğimiz zaman, bizim içerik kalitesini ölçme yetimiz yoktur. Eğer kullanıcıların beklentileri karşılanmıyor ise içeriğin ne kadar iyi yazıldığının veya hazırlandığının önemi kalmamaktadır. Bizce içeriğin kalitesi arama bağlamında SEO’nun ötesinde kullanıcı deneyiminin olumlu sonuçlanmasıyla ilintilidir.

Arama Deneyimi Google’da Başlar ve Google’da Biter

Kullanıcı deneyimi optimizasyonu konseptini artık bu alanı ölçen metrikler nedeniyle daha iyi anlayabiliriz. Bir çok makalemizde Bounce ve Conversion Rate gibi oranların Google’ın herhangi bir web sitesi hakkında kullanıcı deneyimini ölçmek adına çıkardığı metrikler olduğunu belirtmiştik. Google metrikleri dışında, kullanıcıları alıcıya dönüştürmek, mail adreslerini elde etmek ve bu kullanıcıların reklamlara tıklamasını sağlamak kullanıcı deneyimini değerlendirmek adına dikkate alabileceğimiz metrikler olabilir. Fakat sizin ilk düşüneceğiniz adım müşterilerin ilk aşamada Google’ın müşterisi olduğunu unutmamaktır. Ve bu kullanıcıların deneyimi Google’da başlayıp Google’da bitmektedir.

Her Zaman İstediğimizi Alamayabiliriz

Kullanıcılardan her zaman istediğimiz şey, satın almaya, rezervasyon vermeye, abone olmaya ve işimiz için olumlu olan her şeyi yapmalarına hazır olmalarını isteriz. Tabii ki bu isteğimiz ütopik bir beklenti olacaktır. Mesela sitemize gelen trafiğin yüksek yüzdesi (bounce) hakkında neden sitemize girdiklerine dair fikrimiz olmayabilir. İstediği bilgileri alabildiler mi, kim bu insanlar ve neden sitemize girdiler? Genelde trafiğin küçük bir kısmı bizim adımıza başarılı bir sonuç vermektedir. Bu sonuçlar üye olma, satın alma, sitede uzunca zaman geçirmesi gibi olabilir.

Sözün özü, hedef kitlemiz dışındakiler de sitemizi ziyaret edebilir. Ve bizim amacımız bu kullanıcıların da deneyimini olumlu açıdan optimize etmek olmalı.

ekran-resmi-2016-09-26-18-41-46

Google’ın Talebi: Cevap Ol!

İstisnai durumları göz önüne almadığımızda bütün aramalar sorudur. Basitçe Google’ın istediği bu sorulara doğru cevapları bulmaktır. Kullanıcı, herhangi bir araba markasını, o arabanın teknik özelliklerine, fiyatına vb. bilgilerine ulaşmak için Google’a yazabilir. Bu durumda kullanıcı her zaman “X araba markasının fiyatı ne kadar?” diye yazmayabilir. Google, kullanıcı deneyimini artırmak için bunu dikkate alarak olabilecek en iyi cevapları kullanıcıya sunmak istemektedir.

Burada ki en can alıcı nokta ise en iyi cevap kimin ve Google en iyi cevabın hangisi olduğunu nasıl değerlendiriyor.

Google Nasıl Değerlendiriyor?

Google tıklama datasına (click data) önem verdiğini son zamanlarda onayladı. Yani, Google kullanıcıların tıklama davranışını doğru cevabı değerlendirmek için analiz etmektedir.

  • Kısa Süreli Tıklama: Siteye tıkladıktan sonra hemen siteden Google’a geri dönüş sürecidir. Olumlu bir etkisi görülmez.
  • Uzun Süreli Tıklama: Siteye girdikten sonra daha uzun süre bekleyip Google’a geri dönüş. Uzun süreli olması site için olumlu geri dönüş sağlayacaktır.
  • Siteden Siteye Zıplama (Pogosticking): Kullanıcının birkaç arama sonucuna (websitesi) girip çıkması sonucunda oluşur.
  • Tıklanma Oranı: Arama sonucunu görenlerin yüzde kaçının o arama sonucunu (sizin siteniz) tıkladığını gösterir.
  • Sonraki Tıklama: Kullanıcının pogosticking’ten sonra Google’a geri dönüp yeniden arama performansı göstermesidir.
  • Sonraki Arama: Burada kullanıcı artık yeni bir aramaya geçmiştir.

Sonraki Tıklama

Google’a en önemli sinyali sonraki tıklama verebilir. Eğer Google aranılan sorguya cevap bulmak istiyorsa sonraki tıklama Google’ın bilmek istediklerini söyler.

Mesela, bir kullanıcı ‘Swatch saat’ aradı ve birkaç siteye baktı. Belli bir süre sonra yeniden aynı aramayı yaptı ve farklı sonuçlara girdi. Bu Google için kullanıcının önceki sorgusundan (önceden girdiği siteler) memnun kalmadığı anlamına gelmektedir. Tam tersi eğer kullanıcı ikinci aramada da aynı sonuçlara girseydi, sorgunun sonuçlarından memnun kaldığının göstergesi olacaktı.

Google, tıklama davranışının direkt olarak sıralamaya etkisi olduğunu henüz yeni onayladı. Bizce de Google’ın bu değerlendirmesi kullanıcı deneyimi açısında çok mantıklıdır. Böylelikle spamla mücadelede yeni cepheler açılmış oldu.

Aramayı Sonlandırın!

Kullanıcı deneyiminin mükemmele ulaşması için, kullanıcının artık aramaya yönelmemesi gerekmektedir. Bu yüzden size önerimiz aramayı sonlandırın=) Bunun anlamı artık Google’a dönüp yeni aramalar yapmasına neden bulmamalarını sağlamaktır.

Aramayı sonlandırmamız için, kullanıcıların neden bizim sayfamızı ziyaret ettiğini anlamaya ihtiyacımız var. Bunu anlamak için sadece sezgilerimizi ve tahminlerimizi kullanmamız kesinlikle yetersiz olacaktır.

Sezgilerimiz ve tahminlerimiz dışında insanların aradıkları konu ile alakalı A’dan Z’ye bilgi sahibi olabilmemiz için aradıkları konu ile alakalı terimleri, soruları, teknik bilgileri bilmeye ihtiyacımız var. Bu yüzden arama sorgusu içerisinde bulunan anahtar kelimeleri analiz etmemiz gerekmektedir. Bu analizi Google Sıralama Yükseltme Yöntemleri – 1 adlı makalemizde detaylı bir şekilde anlatmıştık.

Kullanıcı deneyimi ile alakalı yapılan bir analizde eğer kişi 10 saniyeden fazla sitede duruyorsa, sitenizin o kullanıcıyı kazanma ihtimali yükseliyor. Bunun anlamı kullanıcıyı 10 saniyede aranılan sorgunun sitemiz olduğunu ikna etmemiz gerektiğidir. Bunun için;

  • Sayfanızda soruların cevapları var mı?
  • Güvenebilecekleri cevaplar mı?
  • Cevaplara kolay ulaşılabilirlik.

Bu şartlar sağlandığında 10 saniye tutma ihtimaliniz yüksek olur.

SONUÇ:

SEO çalışmasının bir çok ayağı bulunmaktadır. Link inşası düzene uygun bir şekilde yapılabilir, site içeriği düzenli olarak sosyal medyada paylaşılabilir, temanız çok güzel olabilir, site içi link yapısı mükemmel hale getirilebilir fakat kullanıcı aradığı cevabı sitenizde bulamazsa yaptığınız çalışmanın hiçbir önemi kalmaz. Bu bağlamda kullanıcı deneyimi, SEO çalışmasının temel taşı olduğunu unutmamanızı öneririz.

 *Üretici firmanın farklılaşmak adına yapmış olduğu maddi, manevi tüm birimleri kapsar.

Standart
Sosyal Medya

Sosyal Medya & SEO İlişkisi

2013 yılında Econsultancy’in yaptığı search marketing durumu hakkındaki çalışmada şirketlerin %74’ü, ajansların %82’si sosyal medyanın az veya çok kendi SEO stratejileri ile entegre olduğunu söylediler. Aşağıdaki grafiklerde bunu görebilirsiniz.

Buna rağmen Econsultancy’in edindiğin bilgilerden 2 ay sonra Matt Cutts bir video yayınladı. Ve videoda sosyal sinyallerin (Facebook beğeni, Twitter takipçisi ki bunlar sosyal profilin etki ve otoritesini gösterir) Google sıralamalarını etkilemediğini söyledi.

Online pazarlama alanında bulunanları bu açıklama  büyük bir şüpheye düşürdü. Çünkü kendi çalışmalarını, sosyal sinyallerin Google algoritmasında etkenlerden bir tanesi olduğu kabulu ile yaptılar.

Bu makalemizde SEO ile Sosyal Medya arasındaki ilişki , Matt Cutts’ın açıklamaları ile birlikte ele alınacaktır. Şimdi biraz SEO ve Sosyal Medya ilişkisinin geçmişine bakalım.

Geçmişten Günümüze

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Matt Cutts, Google’ın sosyal sinyalleri arama motoru sonuçlarında bir etkisi olmadığını söyledi. Bu açıklama online pazarlama endüstrisinde şok etkisi yarattı. Bütün bunların dışında 2010 Aralık’ta gene Matt Cutts’ın yayınladığı videoda sosyal sinyallerin arama sonuçlarında etkili faktör olduğunu söylemişti.

Search Engine Land’in kurucularından bir tanesi olan Danny Sullivan, Bing ve Google ile yaptığı röportajda Google’ın ve Bing’in sosyal sinyallere arama faktörü olarak nasıl baktıklarını sordu. İki arama motoru da Sullivan’a örnekse Twitter’daki bir hesabın internet aramasında etkili olabileceğini söyledi. Diğer yapılan çalışmalarda da arama motorlarının sosyal hesapları web sayfası olarak gördüğü ve arama sonuçlarında o hesaplara sıralama verdiği gözlemlenmiştir.

Neden online pazarlama işinde bulunanların moralinin bozulduğu ve demotive olduklarını anlayabilirsiniz. Çünkü Google 3 yıl sonra “Kusura bakmayın sosyal sinyalleri sıralama faktörü olarak görmüyoruz” dedi. Bütün bu olan bitene rağmen Sosyal Medyanın, SEO’ya olan etkisini küçümsememek lazım. Hatta bunun üstüne Sosyal Medyanın yeni SEO anlayışı olarak görülmesi gerekmektedir.

Bu yeni anlayış nasıl olmalıdır. Şimdi biraz bu konuya değinelim.

1. Sosyal Linkler Arama Sonuçlarına Pozitif Anlamda Destek Olabilir veya Olmayabilir

Tamam, sosyal linklerin etkisi yok fakat sosyal hesaplarda yayınlanan linkler, backlink olarak Google tarafında değer görüyor mu?

Mesela, bir video yayınlıyorsunuz. Bu videoyu Twitter, Facebook gibi sosyal mecralarda paylaşıyorsunuz. Bu paylaşımlar beğeni alıyor ve kullanıcılar tarafından paylaşılıyor. Özetle içeriğinizin Facebook, Twitter, G+, Youtube’da link olarak paylaşılması arama motorlarına sitenizin güvenilir olduğunu anlamasına yardımcı olur ve bu anlaşılan ‘güvenilirlik’ istenilen anahtar kelimelerde sıralama kazanmanıza yardımcı olur.

Danny Sullivan’ın 2010’daki röportajında, linkin kaç kere tweetlendiği Google’ın kendi algoritmalarına dahil edilmediği söylenmiştir. Fakat röportajın devamında aslında dahil edildiğini söylenmiştir. Bing ise, kendi algoritmalarına kesinlikle dahil edildiğini belirtmiştir. Şöyle belirtmiştir, “Biz linkin kaç kere tweet ya da retweetlendiğini ve Twitter’daki otoriteyi dikkate alıyoruz“.

Cutts 2014’teki videosunda sosyal sinyallerin, algoritmalarında olmadığını fakat Google robotlarının herhangi bir siteyi taradığı gibi sosyal site sayfalarını da data için taradığını belirtmiştir: “Facebook ve Twitter sayfaları, Google’ın web index’inde bulunan diğer sayfalar gibi ele alınmakta ve Twitter veya Facebook’ta herhangi bir şey olduğunda robotlar ile tarayıp arama sonuçlarına bu taramanın sonucu yansıtılmaktadır“.

Matt Cutts ve Google’ın söylemleri bize şunu düşündürüyor, sosyal hesapların otoritesinin arama sonuçlarına etkisi bulunmamakta. Ek olarak Sosyal Medya hesaplarında paylaşılan linklerin güvenilir backlink olarak işaretlendiği ve sayfanın sıralamasını etkilediğini görüyoruz.

2. Sosyal Medya Profillerinin Arama Motorlarındaki Sıralaması

Sosyal Medya paylaşımları web sayfasının arama listesindeki sonuçlarını etkilese de etkilemese de, sitelerin sosyal profilleri kesinlikle arama sonuçlarının içeriğini etkilemektedir. Aslında, Sosyal Medya profilleri markalar düşünüldüğünde SERP’te (Arama Motoru Sonuç Sayfası) birinci sayfada olabilmektedir. Mesela, Google’da Lidyana’yı aradığımızda web sitesi hariç 2.,3. ve 4. sırada Facebook, Twitter ve Instagram profilleri olmaktadır.

Lidyana Sosyal Hesaplar

Lidyana Sosyal Medya hesapları, Google arama sonuçlarında 2-3 ve 4. sıradadır.

Bundan başka Google, şirketin Google Plus profil bilgisini sağ sidebar en üst pozisyona yerleştirmektedir.

Lidyana G+

Lidyana G+ hesabı, Google arama sonuçlarında sağ sidebar’da yer almaktadır.

Sosyal kanallar, web sitelerine göre daha kişisel hissedilebiliyor. Haliyle şirketin kişiliği hakkında insanlara bir fikir vermenin muhteşem bir yolu olabilir. Kişisel fikrimi soracak olursanız, internette herhangi bir şirketi araştırmak istediğimde şirket hakkında bilgim yok ise sosyal hesaplarını kontrol ederek bilgi almaya çalışıyorum.

Şüphe yok ki sosyal hesaplara Google tarafından önem verilmektedir. Aktif kullanılan Sosyal Medya hesapları, internette o şirket hakkında bilgi alırken  kullanıcılar adına daha eğlenceli ve daha kişisel hale gelmekte. Ayrıca, Google Plus hesabını önemsiz bir sosyal kanal olarak düşünmemenizi öneririz. Çünkü Google Plus profili, arama yapan kişinin ilk sıralarda göreceği hesaptır.

3. Sosyal Medya Kanalları da Arama Motorlarıdır

Günümüzde insanlar sadece Google ve Bing’te arama yapmamaktadırlar. İstediklerini bulabilmek için Sosyal Medyayı da kullanmaktadırlar. Örneğin, şirketinizin bir hizmeti bulunmakta ve şirket olarak Twitter’da aktifsiniz. Bu hizmet ile  alakalı içerikler ve tweetler paylaşıyorsunuz. Herhangi bir Twitter kullanıcısı bu hizmet ile alakalı Twitter’da arama yaparken sizi keşfetmesi sürpriz değildir. Ayrıca şirketler, ilgi çeken görseller ile içerik hazırlayarak Pinterest ve Instagram üzerinden hashtag kullanarak fayda sağlayabilirler.

Sosyal Medya sitelerinde ne kadar arama yapıldığı hakkında size kısa bilgi verelim,

  • 2010’da Twitter ayda 19 milyar arama sorgusu ile ilgilenmiştir (Bing’te yapılan aramanın 5 katıdır).
  • 2012’de Facebook günde 1 milyar kadar arama sorgusu yapıldığını belirtti.
  • 2010 Mart ayında Youtube’da 3.7 milyar arama yapıldı. Ayrıca dakikada 100 saatlik video upload edilmektedir.

Şirketler, SEO anlayışını değiştirmek zorundadırlar. Sadece arama motoru için SEO çalışması günümüzde sığ kalmaktadır. Pazarlamacılar, sosyal medya hesapları üzerinde detaylı çalışmak zorundalar. Çünkü potansiyel müşterilerin kolayca şirketlerin Sosyal Medya hesaplarına ulaşması gerekir.

4. Şimdi Olmaması, Hiçbir Zaman Olmayacağı Anlamına Gelmez

Google, “Sosyal sinyallerin arama sonuçlarına etkisi olmuyor” dedi diye ileride olmayacak anlamına gelmez. Sosyal Medya siteleri önemini zaman içinde kaybetmiyor aksine Sosyal Medya kullanımı ivme kazanarak artmaktadır. Dolayısıyla her geçen gün şirketlerin Sosyal Medyada bulunması ve aktif olması önem kazanmakta.

Bilindiği gibi SEO çalışmalarından bir tanesi de paravan blogları hazırlayıp ana siteyi beslemektir. Ama artık blogların sadece beslemek amacı ile kullanılması o blogları güvensiz olarak nitelendiriyor. Bu gerçeği göze aldığımızda arama motorlarının siteleri değerlendirecek yeni kriterlere ihtiyacı vardır. Sosyal Medya hesapları, bu yeni kriterlerden bir tanesi olma olasılığı bize göre çok yüksek. Bu yüzden akıllıca bir yaklaşım olarak Sosyal Medya hesaplarının otoritesini (beğeni, twit, paylaşım, takipçi) arttırmakta fayda vardır.

Standart
google

Google Cezaları ve Cezalara Sebep Olan Sorunları Giderme Yöntemleri

Google cezası yeni karşılaştığımız bir durum değildir. Fakat hala SEO için önemli bir sorundur. Öyle ki Google penaltısı sonucunda bir gecede organik trafiğiniz sıfıra düşebilir.

Google’ın belirlediği esaslar görmezden gelinirse site cezalandırılır ve sıralamada büyük bir düşüş yaşarsınız. Bunun yanı sıra Google talimatlarını ve önerilerini uyguladığınız halde bile ceza alabilirsiniz. Bunun nedeniyse size gelen negatif SEO ataklarıdır.

Matt Cutts’ın söylediğine göre ayda 400.000 site manuel spam cezası almaktadır. Böyle bir ceza alındığında, bu cezanın neden alındığını teşhis etmek ve teşhise göre ceza aldığımız sorunları düzeltebiliriz.

Şimdi size bu cezaları düzeltmek için uygulamanız gereken adımları göstereceğiz.

1. Adım – Cezayı Bulmak

İlk adım, ‘Neden ve hangi cezayı aldık?’ sorusudur. Bazen nedeni bulmak kolay bazen de zordur. Şunu da belirmekte fayda var ki trafik düşüşü her zaman ceza nedeni ile değil teknik sebeplerden dolayı da olabilir.

Bu teknik sorunlar;

  • Server sorunları
  • Robots.txt ile giriş engelleme
  • Crawling sorunları
  • Uygunsuz yönlendirmeler olabilir.

Ayrıca trafik düşüşü yalnıza ceza ya da teknik sebeplerden dolayı değil algoritmik değişimlerinde de olabilir. Eğer ceza aldığınızı gösteren birkaç delil istiyorsanız;

  • Pagerank sıfıra düşmesi
  • Belirli anahtar kelimelerde trafiğin düşmesi
  • Bütün trafiğin tamamen düşmesi
  • Indexlerin kaybolması

Google tarafından uygulanan iki tip ceza vardır.

1. Tip: Manuel Ceza

Google tarafında prosedürde olan algoritmaların bütün ihlalleri doğru bir şekilde bulmasına imkan yoktur. Bu yüzden manuel kalite kontrolü yapan bir departmanı vardır. Bu departman, potansiyel olarak Google kalite yönergelerini ihlal eden siteleri inceler. İnceleme sonucuna göre ceza alınabilir. Şüpheli hiçbir şey yapmadıysanız, manuel ceza ile karşılaşmanız ihtimal dahilinde değildir. Manuel ceza kontrolünü Webmaster Tools’dan yapabilirsiniz.

Manuel ceza kontrolü

2. Tip: Algoritmik Ceza

Ceza aldığınızı düşünüyor ve Webmaster Tools’da (Google Search Console) bunu göremiyorsanız muhtemelen algoritmik ceza almışsınızdır.

Google birbirinden farklı algoritma üreterek spam ve kalite ihlallerini yakalamak istiyor. Bulduğu zaman ise cezalandırmaktadır. Buradaki en can sıkıcı nokta Webmaster Tools’dan herhangi bir mesaj ya da uyarı gelmemesidir.

Hangi algoritmanın sitenize ceza verdiğini bulmak için geçmiş tarihlere bakarak trafiğin düştüğü gün yada birkaç gün öncesinde yapılan Google güncellemelerini kontrol etmenizde fayda vardır (Google Analytics kullanarak).panda ceza trafik

Eğer sitenize ceza geldiğini geç fark ettiyseniz endişelenmenize gerek yok. Buradaki en önemli mesele cezanın ne zaman uygulandığıdır. Bunun için Google Analytics kullanabilirsiniz. Çünkü trafik ile alakalı olabilir. Eğer index ile alakalıysa Webmaster Tools’u kullanabilirsiniz.

Index dususu

Ceza tarihi belirlendiği zaman, o tarihlerdeki algoritma güncellemeleri kontrol edilmeli diye yukarıda belirtmiştik. Ama bazı güncellemelerin ceza ile alakalı olmadığını da fark etmeniz gerekir (Google yazar resmi uygulamasına son vermesi gibi).

2. Adım – Cezanın Ne Olduğunu ve Nelere Sebep Olduğunu Kavramak

Bu başlık altında maalesef bütün cezalara yer veremeyeceğiz. Sadece yaygın cezaları ele alacağız.

En Yaygın Görülen Maneul Cezalar

Doğal Olmayan Linkler

Google, backlinkleri kullanarak sitenin kalitesini ölçmektedir. SEO ile ilgilenenlerin de bildiği gibi Google, doğal linkler istemektedir. Bunlar da sizin dahil olmadığınız (satın almadığınız) linklerdir.

Mesela “Unnatural link to your site – impact links” bu manuel mesaj aslında bir ceza değildir. Google, ‘bazı’ linklerinizin doğal olmadığını tespit ettiğini size bildirmektedir. Bunun sonucunda ise ‘bütün’ linklerinizin sitenize kattığı değer düşer.

İkinci olarak “Unnatural links to your site” işte bu mesaj çok kötü. Google bu mesaj ile, doğal olmayan linklerin, link profilinizin tamamına yakınını oluşturduğunu belirtmektedir. Ve bunun sonucunda sitenizi güvenilmez olarak etiketlemektedir. Doğal olarak bütün trafiğiniz etkilenir. Böylece negatif SEO kavramı ile karşı karşıya kalırız. Nedir negatif SEO? Rakiplerinizin, kalitesiz ya da Google tarafından güvenilmez olarak görülen sitelerden link çıkışı yapmasıdır.

Son olarak “Unnatural links from your site” bu mesaj size, sitenizden düşük kalitede sitelere çokça çıkış yaptığınızı belirtir.

Zayıf veya Kopya İçerik

Google’ın asıl amacı kullanıcılara aradıklarını en iyi şekilde bulmalarına yardımcı olmaktadır. Bu yüzden Google içeriğe ve kalitesine önem verir. Kopya veya zayıf içerik bulunduğunda Google bu içeriğin kullanıcıya değer katmadığını düşünür. Değer katmayan içeriklerin tipi şu şekildedir,

  • Otomatik oluşturulan içerikler
  • Zayıf içerikler
  • Başka kaynaklardan alınmış içerikler

Bu tip içeriklere şöyle manuel ceza gelebilir, “Thin content with little or no added value” bu mesaj sonucunda trafiğiniz %5 ile %50 arasında düşebilmektedir.

Spam

Spam ile mücadele için birkaç tane manuel ceza vardır.

  • Değersiz içerikler
  • Otomatik oluşturulan içerikler
  • Çok fazla paravan blog kullanımı spam olarak görülmektedir.

Ayrıca yapmış olduğunuz çalışmalar ile alakalı olmayan spamlar da olabilir. Yorumlar (bazı kullanıcılar SEO çalışması adına sayfanızla alakası olmayan ve değer katmayan içerik doldurabilirler) buna örnek olabilir.

Diğer manuel ceza ise “Spammy freehost” genellikle spam siteler ucuz veya bedava web hostları kullanmaktadır. Bunun sonucunda host içerisinde bulunan diğer sitelerde ceza alabilmektedir.

Algoritmik Cezalar

Panda Algoritması

Panda güncellemesi ilk olarak 2011 yılında karşımıza çıktı ve arama sonuçlarına çok büyük bir etkisi oldu. Bu etki algoritmanın güncellenmesi ile birlikte devamlılığını sürdürmektedir.

Şunu biliyoruz ki, Google algoritma bilgilerini gizli tutmaktadır. Panda algoritması için webmaster’lara bu algoritmanın içerik kalitesini incelediği söylenmiştir. Böylece düşük kalite ve sığ içerikler sıralamada engellenecektir.

Panda, sitenizi birkaç sebeple cezalandırmaktadır;

  • Kötü yazılmış içerik
  • Sığ içerik
  • Kopya içerik
  • Ziyaretçiye hiçbir değer katmaması

Panda ile alakalı şaşırtıcı gerçek ise sitenizin küçük bölümünün içerik kalitesi ihlali yapması bile  sitenin bütününü etkilemesine neden olmaktadır.

Penguin Algoritması

Google’ın diğer çığır açan algoritması ise Penguin’dir. 2012 yılında ilk olarak çıkarıldı. Panda gibi Penguen de sıralama sonuçlarını çok büyük etkiledi. Panda içeriğe bakarken, Penguin’in asıl amacı backlinkleri kontrol etmektedir. Bu algoritma doğal olmayan linkleri bulmak için dizayn edilmiştir. Doğal olmayan linklerin bir çok farklı çeşidi vardır. O çeşitler şu şekildedir;

  • Link edinme hızı: Bir site doğal linkleri zamanla kazanır. Bir anda büyük bir link akışı o sitenin link edinimi doğal yollardan karşılamadığını gösterir.
  • Edinilen linklerin kalitesi: Doğal bir sitenin hem yüksek kalitede hem de düşük kalitede linkleri olur. Ve dengeli oranda olur. Ama doğal olmayan linklerin genellikle ya çok büyük oranda düşük kalitede linkleri ya da çok büyük oranda yüksek kalitede linkleri bulunur.
  • Edinilen linklerin çeşitliliği: Eğer sitenizin backlink profilinin %90’ı blog yorumlarından geliyorsa tabii ki doğal değildir. Aynı şey anchor text, sidebar ve footer linki için de geçerlidir. Doğal olmayan link profillerinde link çeşitlerinden birinin diğerlerine oranla çok daha fazla olduğu görülür.

Şunun farkına varmak gerekir ki Penguin sitenize etkilese de genellikle sitenizdeki sayfaları etkilemektedir. Bir sayfanız Penguin’den ceza alırken diğer sayfanız sıralamada kalabilir.

Bazı durumlarda Penguin doğal olmayan linkleri bulduğunda siteye direkt ceza vermeden linklerin değerini düşürür. Bu trafiğinizde küçük bir düşüşe yol açar. Yalnız şunu unutmayın Penguin çok büyük bir algoritmadır. Penguen güncellemesinden 5 hafta sonra bile ceza verebilir.

Son olarak siteniz hem algoritma hem de manuel ceza alabilir.

Az bahsedilen algoritmik cezalar

Panda ve Penguin en yaygın algoritmalar olsa da Google yılda 500’den fazla algoritma güncellemesi yapmaktadır. Diğer az bilinen algoritmalarda trafiğinizi değiştirebilir.

  • Pigeon Algoritması: Bu algoritma lokal aramalardaki sonuçları düzenlemektedir.
  • Payday algoritması: Google’ın çok tercih etmediği ( zayıflama hapları, kumar vb.) kelimelerdeki sıralamayı etkileyen güncellemedir.
  • Mobilegeddon Algoritması: Bu da mobile uyumlu sitelerin mobil aramalardaki sonuçlarını etkileyen güncellemedir.

3. Adım – Cezaya Sebep olan Problemleri Bulmak ve Düzeltmek

Öncelikle sizin neden ceza aldığınıza dair fikriniz olmalı. Bazı cezaları bulmak kolaydır. Mesela dışarıya çokca doğal olmayan link verdiyseniz o linkleri kaldırabilirsiniz. Veya sitenizde spam içerikler var ise (yorum, makale) bunları silerek cezadan zamanla kurtulabiliriz.

Bazı cezalar yukarıdakiler gibi kolay olmuyor. Bu yüzden onları tek tek değerlendirelim;

Doğal olmayan linkleri düzeltmek:

Başta bahsettiğimiz “unnatural links to your site” mesajı ile gelen ceza, düzeltmesi en yorucu ve en zaman alan cezadır. Burada ilk yapmamız gereken doğal olmayan linkleri bulmak. Sitenize gelen linklerin listesini çıkarmak. Webmaster Tools’dan bulabiliriz ama AHREFS, MAJESTIC gibi paralı servislerden bütün backlink listesini elde edebiliriz. Bütün liste çok önemlidir çünkü cezaya sebep olan linkleri Webmaster Tools’da da görmeyebiliriz. Bundan sonra yapmamız gereken ise hangi linklerin doğal olmadığını ya da spam olduğunu bulmak. Bu çok zor bir aşamadır. Çünkü sitenize gelen binlerce link olabilir. Bunun için de ayrıca bir paralı servisler vardır. Onlar ise

Bu programları kullanarak sitenize gelen ve  doğal olmayan linkleri rahatlıkla bulabilirsiniz.

Tabii ki bu programlar %100 size hangi linkin iyi hangi linkin kötü olduğunuz söylemez. Bu prgramları kullandıktan sonra sizin manuel olarak kontrol etmeniz gerekmektedir.

Bazı doğal olmayan linkleri belirlemek kolay olabiliyor. Örneğin,

  • Anchor text içeren blog yorumları
  • Kötü yazılmış makaleden yapılan çıkışlar
  • Yoğun jenerik kelimeler kullanılan siteler
  • URL sinde “SEO” ve “links” kelimesi içeren siteler
  • Kalitesi düşük forum siteleri

Bu gibi sitelerin Google tarafında doğal olarak kabul edilmediğinin farkına varmanız düzeltmek için harekete geçmenize yardımcı olacaktır.

Bu linkleri kaldırmanın yollarından bir tanesi de site sahiplerine ulaşmaktır Bunu site içerisindeki iletişim linklerinden bulabilirsiniz ama daha kısa sürede bulmak isterseniz contact finder programını kullanabilirsiniz. Site sahibinden linkleri kaldırmasını rica edersiniz. Bunu isterken nazik olmanız, kişinin adını bilmeniz ve her mailde ayrı ayrı domainlerini yazmanız ve son olaraj kısa ve öz açıklama yapmanız faydalı olacaktır.

Diğer seçenek ise disavow dosyası oluşturmak. Ve bunu Google’a iletmek. Bu istemediğiniz linkleri Google’a bildirip ve bunların reddedilmesini talep etmektir (Google link reddetme)

Şu şekilde yapılır;

  • Dosyaya yorum eklenecekse hastag (#) ile başlanmalı,
  • Engelleyeceğiniz domaini satırını “domain:” ile başlamalısınız,
  • Her satırda bir domain veya bir url kullanın.

Bu doğal olmayan linklerden sebep aldığınız ceza için uygulamanız gereken yöntemdir.

Zayıf İçeriği Düzeltmek:

Eğer sitenizde 300-500 kelime arası birçok makale varsa ve bu makaleler kullanıcıya hiçbir değer katmuyorsa yapmanız gereken 2 şey vardır;

  1. Makaleyi yeniden yazıp daha değerli hale getirmek,
  2. Silmek.

İki seçenekte işe yaramaktadır.

Kopya içeriğin de düzeltilmesi kolaydır. Hem silebilirsiniz hem de canonical link yöntemini kullanabilirsiniz.

Sitenizde kopya içerik oranını görebilmek için Siteliner programını kullanabilirsiniz.

Panda Cezasını Düzeltmek:

Şunu anlamakta fayda var ki Panda ve Penguen, algoritmik cezalardır. Siz problemi düzeltesiniz bile algoritmanın bu düzeltilmiş halini görmesini beklemeniz gerekmektedir.

Panda cezasında kurtulmak için yöntemler şunlardır;

  • Bütün kopya ve zayıf içerikten kurtulmak,
  • Özgün meta tag ve her sayfa için özgün başlık oluşturmak,
  • Site içerisinde bulunan bütün içerikleri tekrar okuyup gariplikleri ortadan kaldırmak. Bu gariplikler; anahtar kelimenin çok fazla kullanılması, bağlaçların çok kullanılması gibi ihlaller olabilir.

Penguin Cezasını Düzeltmek:

Panda için çok beklememiz gerekse de Penguen için bu kadar beklememiz gerekmemektedir. Çünkü Penguen devamlı olarak kendinİ yenilemektedir.

İlk yapılması gereken doğal olmayan linkleri ortadan kaldırmak. Yukarıda bunun yollarını Manuel Cezalar bölümünde görebilirsiniz.

4. Adım(Manuel Cezalar için) – Ciddi bir şekilde yukarıdaki çalışmayı yaptıktan sonra Google’dan yeniden inceleme talebinde bulunmak

Siz bir manuel ceza aldınız ve Google’a yeniden inceleme talebi gönderdiniz. Bunun anlamı ihlal ettiğiniz Google Kalite Yönergelerini tamamen düzelttiğinizi bildirmektir.

Maneul kalite değerlendirmesi yapan departman, talebinizi değerlendirecek ve siteyi yeniden gözden geçirecektir. Google Kalite Yönergelerine uygun olunması ve aldığınız cezaya sebep olan ihlallerin giderilmesi durumunda ceza kaldırılır. Yeniden değerlendirme formu Webmaster Tools’da Arama trafiği/ Manuel işlemler kısmında bulunmaktadır. Buraya yapmış olduğunuz çalışmaları (nasıl düzeltildiği) detaylı ve belgelenmiş bir şekilde anlatır ve bir daha kalite yönergelerini ihlal etmeyeceğinizi belirtirseniz olumlu geri dönüş alabilirsiniz.

Standart
Seo

Long Tail Keywords’ün Önemi

Anahtar kelime her ne kadar bazı kişiler tarafından kötüye kullanılsa da (site içeriğini anahtar kelime ile doldurmak) SEO’nun en temel alanlarından bir tanesidir. Hatta SEO’yu dışarıda bırakırsak online pazarlama (online marketing) için bile en önemli araştırma konusudur.  Öyle ki anahtar kelime üzerine sistemli araştırma yapılmadan belirlenen stratejiler tümüyle anlamsız olabilir.

Bu yazımızda size SEO bağlamında anahtar kelime araştırmasının (keyword research) önemini ve long tail keyword’ün neden önemli olduğunu anlatacağız.

1. Görevimiz Ne?

Online pazarlamada başarı elde edebilmek için yalnızca anahtar kelimenin belirlenmesi haliyle yeterli değildir. Anahtar kelime bazında sunmuş olduğunuz ürün/hizmet hakkında detaylı bilgi sahibi olunması da gereklidir. Bununla beraber ürün/hizmet ile ilgilenen hedef kitlenin de verilerinizde yer alması gerekmektedir.

Örneğin, Tur şirketiniz var ve hedef kitleniz aileler. Potansiyel müşterileriniz aile olduğunda düzenlemiş olduğunuz tur organizasyonlarında “Turlarda Çocuk İndirimi Kampanyası” başlatıp bunu içeriğimize ekleyebilir.

Bu başlık altında demek istediğimiz;

  • Belirlenmiş anahtar kelimenin amaç ile örtüşmesi,
  • Sunmuş olduğunuz ürün/hizmet tam olarak hakim olunması,
  • Hedef kitlenin belirlenmesi,
  • Hedef kitle doğrultusunda içerik/kampanya üretilmesi.

2. Pazar Rekabeti

Günümüzde bir sektör içerisinde hem çok büyük bütçeli şirketler hem de yeni açılmış ve küçük bütçeli şirketlerde bulunabilmektedir. Büyük bütçeli şirketler pazarlamaya ciddi anlamda yatırım yapmaktadırlar. Buna geleneksel ve online pazarlama da dahildir. Peki yeni kurulmuş şirketler nasıl rekabet edecek?

Yukarıdaki örneğimizden devam edelim, görevimiz belirgin ve ürün veya hizmetin emsalsiz özelliğini rekabet edilen diğer şirketlerden ayırt edebildiysek sıralama kazanmak adına bunu kullanabiliriz. Mesela, “Antalya Turları” kelimesi yerine “Çocuklara İndirimli Antalya Turları” cümlesi sizin için daha mantıklı olabilir. Fakat bunu yaparken sektörün içinden terimler kullanmamak gerekir. Sonuçta hedef kitlemiz bu terimlere aşina olmayabilir.

3. Long Tail Anahtar Kelimeler

Ulaşmak istediğimiz hedef doğrultusunda temelde yapılan planlar yanlış olabilir. Bunun sebebi, işe sadece SEO gözü ile bakmamız sonucunda ortaya çıkar.

Örneğimizden devam edersek, yeni açılmış ve küçük bütçeli Tur şirketimizi online pazarlama için yalnızca SEO ile ilgili kurum ve kişilere emanet edersek diğer büyük tur şirketlerinin rekabet ettiği belirli anahtar kelimeler (yaz fırsatları, en ucuz tatil turları, tatil fırsatları) üzerine kurulmuş bir strateji içerisinde kendimizi bulabiliriz.

Bunun yerine daha spesifik (görev tanımınıza uygun örn; Çocuklara İndirimli Antalya Turları) anahtar kelimeler kullanarak daha faydalı bir strateji elde edebiliriz.

Peki karar kılınan Long Tail Keywordsün faydası nedir?

  • Maliyet yükünüzü düşürebilirsiniz (özellikle Adwords giderleri),
  • Long Tail Keywords sayesinde, yaygın olarak kullanılan anahtar kelimelere göre daha hızlı bir şekilde sıralama kazanılabilir,
  • Yaygın olarak kullanılan anahtar kelimeler, Long Tail Keywords içerisinde bulunduğu için dolaylı olarak yaygın anahtar kelimelere de SEO çalışması yapılmış olur,
  • Long Tail Keywords ile ürün/hizmet satın almaya karar vermiş müşteriye ulaşma imkanı,
  • Karar veren müşterinin bilgi almak için sitenizde daha fazla süre geçirmesi sonucunda Conversion Rate’in (sitede kalma süresi) artmasına yardımcı olur.
Long Tail Keywords Grafiği

Long Tail Keywords Grafiği

Sonuç:

Bu makalemizde dikkat edilmesi gereken husus Long Tail Keywords öneminden ziyade aslında belirlediğiniz görev daha önemlidir. Çünkü bu misyona göre Long Tail Keywords belirleyebiliriz. Eğer belirlediğiniz görev ile anahtar kelime arasında paralellik yok ise Long Tail Keywords’ün zararı Bounce Rate’i (hemen çıkma oranı) arttırarak daha çok olur.

Standart
Seo

Link İnşası için Modern ve Alternatif Yaklaşımlar

Link İnşasıUzun süren seo stratejilerinde link inşası (link building) hem popülerlik hem de pratikte önemini kaybetmektedir. Hatta son zamanlarda link inşası diğer kriterler göz önüne alındığında sürgün edilmiştir.

Her ne kadar böyle bir gerçek olsa da Google’ın Domain Authority belirlemesi için external linkleri kontrol ettiği bilinmektedir. Bu dış bağlantılar sitenin otoritesinin belirlenmesinde Google’a yardımcı olmaktadır. Bu kadar önemli bir kriterin belirlenmesinde dış bağlantıları kontrol eden Google, manipülasyonları engellemek için (doğal olmayan bağlantıları bulmak) yeni algoritmalar üretmektedir.

Hem ceza yemeden hem de site otoritesini güçlendirmek için nasıl bir link inşasına yönelmek gerekir?

1. Marka (Site) Tanınırlığını Arttırın

Marka tanınırlığı, diğer platformlarda markanızdan bahsetmeniz sayesinde gerçekleştirilebilir. Bu reklamlar, inceleme yazıları, değerlendirmeler gibi yöntemler bulunmaktadır.

Marka tanınırlığını arttırmak link inşası için en önemli taktiklerden biridir. Fakat markadan bahsedeceğiz diye sürekli sitenize link çıkışı yapmanız doğal gözükmez ve ceza almanıza yol açabilir. Link vermeden de diğer platformlarda sitenizden bahsetmeniz otoritenize olumlu etkisi sağlanabilir. Google algoritmalarında bu özellik mevcuttur. Sıralamaya da faydası olur. Guest blog postlarınız bunun en bariz örneğidir.

2. Nofollow Link

Nofollow link, spam ile mücadele edebilmek için 2005 yılında Google tarafından geliştirilmiştir. Sitenizden Nofollow link çıkışı yaparak, Google robotlarına çıkış yapılan siteyi takip etmemeniz gerektiğini bildirmiş olursunuz.

Google güncellemeleri sonucu link inşası SEO uzmanları tarafında artık çokca tercih edilmemektedir. Fakat link inşasından tamamen vazgeçmek mantıksızdır. Vazgeçmek yerine başka bir yöntem bulmak daha faydalı olacaktır.

Nofollow linkler ile trafik sağlayarak bounce rate’i düşürülebilir. Ziyaretçilerin blogunuzdan faydalanması, site içerisinde vakit geçirmesi (Conversion Rate’in artması) sonucu sıralama kazanabilirsiniz*. Yani dolaylı olarak link inşası sayesinde SERP’te (Search Engine Results Page) yer edinebilirsiniz. Hem de bu yöntem ile ceza alma riskiniz minimize edilmiş olur. Diğer bir deyişle link inşası, Nofollow linkler ile dolaylı olarak optimizasyon çalışmasına etkisi olur.

3. Sosyal Paylaşımlar

Sosyal medya kullanımı artması ile birlikte Google ile sosyal medya arasında önemli bir korelasyon bulunmaktadır. Her ne kadar sosyal medya sıralamaya direkt olarak sebep olmasa da alaka bulunmaktadır. Çünkü sosyal medya aktifliği Google algoritmasına güçlü sinyaller göndermektedir ve bu da sağlam otoriteye ve güvene neden olmaktadır.

Paylaşımlarınız sosyal medyada kişiler tarafında bahsedilir ise (yorum – beğeni – paylaşım), Google paylaşım içeriğiniz hakkında size otorite verir. Bu yüzden sosyal medya paylaşımları ve içerikleri kaliteli ve bilgilendirici olmalıdır.

4. Üçüncü Şahıs Görüşleri ve Değerlendirmeleri

Sitenizin bir otel sitesi olduğunu düşünelim, otel hakkında diğer platformlarda (Tripadvisor, Expedia)  olumlu görüşler aldığınızı varsayalım. İşte bu üçüncü şahıs paylaşımları (yorum, değerlendirme) Google tarafından sitenize güven aktarımı sağlamaktadır. Peki bunu nasıl elde edeceğiz? Tabii ki kaliteli hizmet ile.

5. Sitenizi ‘Çekici’ Hale Getirin

Benzetme yapmak gerekirse sitenizi modaya uygun giydirin. Renkleri uyumlu seçin, kombinleriniz kişiler tarafında beğenilsin. Bu benzetme ile şunu demek istiyoruz,

Link çalışması yapmanızda herhangi bir problem bulunmamaktadır. Fakat asıl problem link inşasını sadece sizin yapmanız. Sitenizi başarılı içeriği, teması ve bahsetmiş olduğu konuların öneminden sadece sizin bahsetmeniz kabul edelim ki çok da normal bir durum değildir. Artık yapmanız gereken kişilerin size link vermesini sağlamak. Peki nasıl?

Link inşası, son zamanlarda sıkça bahsedilen içerik pazarlamayla ile yapılabilir. İçerik pazarlama derken kast ettiğimiz, ciddi anlamda kaliteli ve değerli içerik üretmektir (detaylı infografik, yayınlanmış araştırma ve videolar). Üretmiş olduğunuz başarılı içeriği sosyal medya ve başka platformlarda paylaşarak kişilere ulaşabilirsiniz. Eğer içeriğiniz bahsettiğimiz gibi kaliteli ise alıntılara ve direkt olarak paylaşımlara konu olacaktır. Böylece doğal link inşasına giden yola girmiş olacaksınız.

SONUÇ:

Önceki yazılarımızda bahsettiğimiz gibi Google güncellemeleri sonucunda bazı konuları yanlış anlamaktayız. Örnekse, Google’ın söylediği “doğal olmayan link inşası” artık cezalandırılacak söyleminden sonra link inşası artık hiçbir işe yaramıyor gibi bir sonuç çıkarmak gayet mantıksızdır. Vazgeçme yerine yapılması gereken bakış açımızı yani link inşası yöntemini değiştirmektedir. Bu değişiklik sonucunda önemli bir avantaj kazanmış olursunuz.

* Conversion Rate ve Bounce Rate, sıralama kazanmada Google algoritmalarının dikkate aldığı site içi SEO (Onpage SEO) açısından  en önemli kriterlerden ikisidir.

Standart
google

Google için Kanıtlanmış Öne Çıkan Sıralama Faktörleri

Son zamanlarda bilindiği üzere Google’da sıralamada yer edinmek için bu işin içinde bulunan hatta önde gelen kişi ve kurumlar birkaç tane trendten bahsetmektedirler. “İçeriğin çok önemli olması“, “anahtar kelime yoğun kullanılmaması gerektiği”, “bounce rate’i düşürecek teknikler” gibi.

Searchmetrics bu konu ile alakalı 2015 yılında 10,000 anahtar kelime ve 300,000 web sitesi üzerinde araştırma yapmış. Araştırmaya göre bahsedilen trendlerin doğru olduğu Searchmetrics tarafından onaylandı.

Araştırma 3 ana konuya odaklanmış ve biz, size araştırma sonuçlarını bu 3 ana başlık altında anlatacağız.

Teknik Seo1. Teknik

Teknik faktörlerin sıralama için çok önemli olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Örneğin,

  • Domain adı arayarak Google’da araştırma yapılması (marka etkisi devam etmektedir).
  • H etiketleri
  • Site hızı
  • Kısa ama güçlü url yapısı
  • Searchmetrics, SSL’in sıralamaya etkisini baktığında pozitif veriler elde etmiştir. Fakat SSL’in gerekli olmadığı web sitelerinde pozitif etkisi olduğu söylenemez.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz teknik detayların önemi eskisi kadar yüksek değildir. Çünkü artık tek önemli faktör olarak görülmemektedir.

Domain’de sadece anahtar kelime barındırarak ve bunun üzerinde çalışmalarını yöneten web sitelerinin 2014 yılında %6 oranında düşüş gösterdiği gözlemlenmiştir.

Kullanıcı Deneyimi (UX)2. Kullanıcı Tecrübesi (User Experience)

Site için link yapısı hem Google robotlarının tarayabilmesi hem de kullanıcı tecrübesi (UX) açısından önemli bir faktördür.

Siteden hemen çıkma oranı (bounce rate), geçirilen zaman diğer iki önemli olgudur.

Hemen çıkma oranını azaltmak ve ziyaretçiyi memnun etmek için infografik, listicle ve gifografik in doğru şekilde kullanılması gerekli ve önemlidir. Bilindiği üzere site içi görsellerin sıralamaya olumlu yönde etkisi görülmüştür. Fakat site içerisinde entegre edilen videoların 2014 yılında sıralama kaybettirdiği görülmüştür. Bunun sebebi ise Youtube’un sıralamalarda yer edinmesi, otorite olarak baskınlığıdır.

Ayrıca site içerisinde çok sayıda reklamlara yer verilmesi kullanıcı tecrübesi açısında olumsuz olarak görülmektedir.

3. İçerik

Araştırmaya tabii tutulan sitelerden sıralama kazananların içeriklerini ortalama olarak %25 oranında arttırdıkları görülmüştür. Ayrıca içeriğin daha az kompleks ve daha bütüncül anlayış ile ele alınmış ve içeriklerde kanıt ve konu ile alakalı terimleri daha çok kullanmaya özen göstermiştir.

Site içeriğinde anahtar kelime kullanım oranı azalmış ve anchor text linkler düşürülmüş ve bu önlemler sıralamaya olumlu yönde yansımıştır.

Araştırmaya buradan bakabilirsiniz.

Standart