İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sosyal Medya & SEO İlişkisi

2013 yılında Econsultancy’in yaptığı search marketing durumu hakkındaki çalışmada şirketlerin %74’ü, ajansların %82’si sosyal medyanın az veya çok kendi SEO stratejileri ile entegre olduğunu söylediler. Aşağıdaki grafiklerde bunu görebilirsiniz.

Buna rağmen Econsultancy’in edindiğin bilgilerden 2 ay sonra Matt Cutts bir video yayınladı. Ve videoda sosyal sinyallerin (Facebook beğeni, Twitter takipçisi ki bunlar sosyal profilin etki ve otoritesini gösterir) Google sıralamalarını etkilemediğini söyledi.

Online pazarlama alanında bulunanları bu açıklama  büyük bir şüpheye düşürdü. Çünkü kendi çalışmalarını, sosyal sinyallerin Google algoritmasında etkenlerden bir tanesi olduğu kabulu ile yaptılar.

Bu makalemizde SEO ile Sosyal Medya arasındaki ilişki , Matt Cutts’ın açıklamaları ile birlikte ele alınacaktır. Şimdi biraz SEO ve Sosyal Medya ilişkisinin geçmişine bakalım.

Geçmişten Günümüze SEO ve Sosyal Medya

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Matt Cutts, Google’ın sosyal sinyalleri arama motoru sonuçlarında bir etkisi olmadığını söyledi. Bu açıklama online pazarlama endüstrisinde şok etkisi yarattı. Bütün bunların dışında 2010 Aralık’ta gene Matt Cutts’ın yayınladığı videoda sosyal sinyallerin arama sonuçlarında etkili faktör olduğunu söylemişti.

Search Engine Land’in kurucularından bir tanesi olan Danny Sullivan, Bing ve Google ile yaptığı röportajda Google’ın ve Bing’in sosyal sinyallere arama faktörü olarak nasıl baktıklarını sordu. İki arama motoru da Sullivan’a örnekse Twitter’daki bir hesabın internet aramasında etkili olabileceğini söyledi. Diğer yapılan çalışmalarda da arama motorlarının sosyal hesapları web sayfası olarak gördüğü ve arama sonuçlarında o hesaplara sıralama verdiği gözlemlenmiştir.

Neden online pazarlama işinde bulunanların moralinin bozulduğu ve demotive olduklarını anlayabilirsiniz. Çünkü Google 3 yıl sonra “Kusura bakmayın sosyal sinyalleri sıralama faktörü olarak görmüyoruz” dedi. Bütün bu olan bitene rağmen Sosyal Medyanın, SEO’ya olan etkisini küçümsememek lazım. Hatta bunun üstüne Sosyal Medyanın yeni SEO anlayışı olarak görülmesi gerekmektedir.

Bu yeni anlayış nasıl olmalıdır. Şimdi biraz bu konuya değinelim.

1. Sosyal Linkler Arama Sonuçlarına Pozitif Anlamda Destek Olabilir veya Olmayabilir

Tamam, sosyal linklerin etkisi yok fakat sosyal hesaplarda yayınlanan linkler, backlink olarak Google tarafında değer görüyor mu?

Mesela, bir video yayınlıyorsunuz. Bu videoyu Twitter, Facebook gibi sosyal mecralarda paylaşıyorsunuz. Bu paylaşımlar beğeni alıyor ve kullanıcılar tarafından paylaşılıyor. Özetle içeriğinizin Facebook, Twitter, G+, Youtube’da link olarak paylaşılması arama motorlarına sitenizin güvenilir olduğunu anlamasına yardımcı olur ve bu anlaşılan ‘güvenilirlik’ istenilen anahtar kelimelerde sıralama kazanmanıza yardımcı olur.

Danny Sullivan’ın 2010’daki röportajında, linkin kaç kere tweetlendiği Google’ın kendi algoritmalarına dahil edilmediği söylenmiştir. Fakat röportajın devamında aslında dahil edildiğini söylenmiştir. Bing ise, kendi algoritmalarına kesinlikle dahil edildiğini belirtmiştir. Şöyle belirtmiştir, “Biz linkin kaç kere tweet ya da retweetlendiğini ve Twitter’daki otoriteyi dikkate alıyoruz“.

Cutts 2014’teki videosunda sosyal sinyallerin, algoritmalarında olmadığını fakat Google robotlarının herhangi bir siteyi taradığı gibi sosyal site sayfalarını da data için taradığını belirtmiştir: “Facebook ve Twitter sayfaları, Google’ın web index’inde bulunan diğer sayfalar gibi ele alınmakta ve Twitter veya Facebook’ta herhangi bir şey olduğunda robotlar ile tarayıp arama sonuçlarına bu taramanın sonucu yansıtılmaktadır“.

Matt Cutts ve Google’ın söylemleri bize şunu düşündürüyor, sosyal hesapların otoritesinin arama sonuçlarına etkisi bulunmamakta. Ek olarak Sosyal Medya hesaplarında paylaşılan linklerin güvenilir backlink olarak işaretlendiği ve sayfanın sıralamasını etkilediğini görüyoruz.

2. Sosyal Medya Profillerinin Arama Motorlarındaki Sıralaması

Sosyal Medya paylaşımları web sayfasının arama listesindeki sonuçlarını etkilese de etkilemese de, sitelerin sosyal profilleri kesinlikle arama sonuçlarının içeriğini etkilemektedir. Aslında, Sosyal Medya profilleri markalar düşünüldüğünde SERP’te (Arama Motoru Sonuç Sayfası) birinci sayfada olabilmektedir. Mesela, Google’da Lidyana’yı aradığımızda web sitesi hariç 2.,3. ve 4. sırada Facebook, Twitter ve Instagram profilleri olmaktadır.

Lidyana Sosyal Hesaplar
Lidyana Sosyal Medya hesapları, Google arama sonuçlarında 2-3 ve 4. sıradadır.

Bundan başka Google, şirketin Google Plus profil bilgisini sağ sidebar en üst pozisyona yerleştirmektedir.

Lidyana G+
Lidyana G+ hesabı, Google arama sonuçlarında sağ sidebar’da yer almaktadır.

Sosyal kanallar, web sitelerine göre daha kişisel hissedilebiliyor. Haliyle şirketin kişiliği hakkında insanlara bir fikir vermenin muhteşem bir yolu olabilir. Kişisel fikrimi soracak olursanız, internette herhangi bir şirketi araştırmak istediğimde şirket hakkında bilgim yok ise sosyal hesaplarını kontrol ederek bilgi almaya çalışıyorum.

Şüphe yok ki sosyal hesaplara Google tarafından önem verilmektedir. Aktif kullanılan Sosyal Medya hesapları, internette o şirket hakkında bilgi alırken  kullanıcılar adına daha eğlenceli ve daha kişisel hale gelmekte. Ayrıca, Google Plus hesabını önemsiz bir sosyal kanal olarak düşünmemenizi öneririz. Çünkü Google Plus profili, arama yapan kişinin ilk sıralarda göreceği hesaptır.

3. Sosyal Medya Kanalları da Arama Motorlarıdır

Günümüzde insanlar sadece Google ve Bing’te arama yapmamaktadırlar. İstediklerini bulabilmek için Sosyal Medyayı da kullanmaktadırlar. Örneğin, şirketinizin bir hizmeti bulunmakta ve şirket olarak Twitter’da aktifsiniz. Bu hizmet ile  alakalı içerikler ve tweetler paylaşıyorsunuz. Herhangi bir Twitter kullanıcısı bu hizmet ile alakalı Twitter’da arama yaparken sizi keşfetmesi sürpriz değildir. Ayrıca şirketler, ilgi çeken görseller ile içerik hazırlayarak Pinterest ve Instagram üzerinden hashtag kullanarak fayda sağlayabilirler.

Sosyal Medya sitelerinde ne kadar arama yapıldığı hakkında size kısa bilgi verelim,

  • 2010’da Twitter ayda 19 milyar arama sorgusu ile ilgilenmiştir (Bing’te yapılan aramanın 5 katıdır).
  • 2012’de Facebook günde 1 milyar kadar arama sorgusu yapıldığını belirtti.
  • 2010 Mart ayında Youtube’da 3.7 milyar arama yapıldı. Ayrıca dakikada 100 saatlik video upload edilmektedir.

Şirketler, SEO anlayışını değiştirmek zorundadırlar. Sadece arama motoru için SEO çalışması günümüzde sığ kalmaktadır. Pazarlamacılar, sosyal medya hesapları üzerinde detaylı çalışmak zorundalar. Çünkü potansiyel müşterilerin kolayca şirketlerin Sosyal Medya hesaplarına ulaşması gerekir.

4. Şimdi Olmaması, Hiçbir Zaman Olmayacağı Anlamına Gelmez

Google, “Sosyal sinyallerin arama sonuçlarına etkisi olmuyor” dedi diye ileride olmayacak anlamına gelmez. Sosyal Medya siteleri önemini zaman içinde kaybetmiyor aksine Sosyal Medya kullanımı ivme kazanarak artmaktadır. Dolayısıyla her geçen gün şirketlerin Sosyal Medyada bulunması ve aktif olması önem kazanmakta.

Bilindiği gibi SEO çalışmalarından bir tanesi de paravan blogları hazırlayıp ana siteyi beslemektir. Ama artık blogların sadece beslemek amacı ile kullanılması o blogları güvensiz olarak nitelendiriyor. Bu gerçeği göze aldığımızda arama motorlarının siteleri değerlendirecek yeni kriterlere ihtiyacı vardır. Sosyal Medya hesapları, bu yeni kriterlerden bir tanesi olma olasılığı bize göre çok yüksek. Bu yüzden akıllıca bir yaklaşım olarak Sosyal Medya hesaplarının otoritesini (beğeni, twit, paylaşım, takipçi) arttırmakta fayda vardır.

[Toplam:1    Ortalama:3/5]
Okumasını istediğin başka biri var mı?

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir